Tunceli’den yurt dışına
Tunceli’de Munzur Dağları’nın sarp vadileri ve yüksek yaylalarında yaz aylarında arıcılık faaliyetleri devam ediyor. Ovacık, Pülümür ve Nazımiye çevresindeki yaklaşık 2 bin rakımlı yaylalar, arıcıların bal sezonunu tamamladıkları yerler. Bu bölgenin zorlu coğrafi koşullarına rağmen sürdürülen arıcılık, doğal üretim yöntemleriyle gerçekleştiriliyor. Bal sağımı ise arıcıların aylar süren emeğinin son aşamasını oluşturuyor. Kovanların tek tek açılmasıyla başlayan çalışmada dolu petekler alınarak sağım alanlarına taşınıyor. Petekler sır alma, kesme ve süzme gibi işlemlerden geçirildikten sonra bal tüketime hazır hale getiriliyor.
Nazımiye’nin 2 bin rakımlı yaylalarında bal sağımı yapan Şahin Bulut, “Sağım sezonu burada genelde ağustosun başında başlar, ağustosun sonuna kadar devam eder. Bu, iklime bağlı olarak değişebilir. Şimdi biz arılarımızı kontrol ediyoruz. Ona göre balın sırlanıp sırlanmadığına bakıyoruz. Balın suyunu çekip çekmediğine bakıyoruz, ondan sonra sağıma giriyoruz. Sağımdan sonra süzmelik peteklerimizi yapıyoruz. Petekli ballarımızı ayırıyoruz, kara kovanlarımızı ayırıyoruz. Bunları piyasaya hazırlıyoruz” dedi. Arıcılık faaliyetini tamamen doğal koşullarda yaptıklarını ifade eden Bulut, “Ballarımız biraz kaliteli olduğu için talep de biraz fazla oluyor. Genelde yurt dışına gidiyor ballarımız. Türkiye içinde de müşterilerimiz var ama yurt dışı daha fazla talep görüyor burada. Özellikle siyah balda yurt dışı talebi çok. Bizim Geven balı çok kaliteli. Kekikle beraber karıştığında bu ballar daha da kaliteli hale geliyor. Arılarımıza sürekli bakıyoruz. Tamamen doğal koşullarda, tamamen doğal çiçeklerle balımızı üretiyoruz. Gördüğünüz gibi yaylalarımız çok yüksek. Asfalt yok, herhangi bir fabrika yok, tamamen doğal ortamdayız. Koşullarımız biraz zor ama üretim için elimizden geleni yapıyoruz” diye konuştu.
Arıcılık mesleğine ilişkin devlet desteğinin yetersiz olduğunu ifade eden Şahin Bulut, “Arıcılık sektöründe devlet çok zayıf. Özellikle Tarım Bakanlığı bu konuda yetersiz bize göre. Küçükbaş hayvana, özellikle koyunculara yaptığı hizmetin onda birini bile bize yapmıyor. Biz her şeyi kendimiz yapıyoruz. Her şeyi tamamen kendi çabalarımızla meydana getiriyoruz. Tarım Bakanlığı bu konuda bize biraz destek çıksa iyi olur ama Tarım Bakanlığı’nın da kendine göre planları var tabii ki. Talepte bulunuyoruz ama bu taleplerimiz karşılanmıyor. Tamamen zor koşullarda üretiyoruz balımızı. Doğaya da faydalı bir ürün üretiyoruz. Arının kendi alın terini sofralara ulaştırıyoruz. Bu da tamamen doğallığı ön plana çıkarıyor.” dedi.
Şahin Bulut’un sözleri, Tunceli’nin yaylalarında yaşayan arıcıların yurt dışı talebinin artmasıyla ilgili önemli bir ipucu veriyor. Yurt dışındaki talep, özellikle siyah bal ve Geven balıyla sınırlı kalmıyor. Aynı zamanda, arıcıların üretim süreçlerini tamamen doğal çiçeklerle sürdürmeleri, balın kalitesini artırıyor ve yabancı müşteri kitlesini çekiyor. Ancak devletin bu alanda yeterli destek sağlamaması, arıcıların kendi çabalarını artırmak zorunda kalmalarına yol açıyor.
Tunceli arıcılığı, yüksek rakımlı meyhanelerinde doğal yağların tüketime hazır hale gelmesiyle, arıcılık sektöründe yerli ve yabancı pazarların dikkatini çekiyor. Bu süreç, arıcılık sektöründe adil bir rekabet ortamı yaratmak için devletin daha fazla destek vermesi gerektiğini vurguluyor. Yurt dışı taleplerinin artması, arıcıların gelirlerini artırırken, aynı zamanda Tunceli’nin doğal güzelliklerini ve kültürel mirasını tanıtma fırsatı sunuyor. Bakalım, gelecek sezonlarda bu talep nasıl devam eder, arıcılık sektörü nasıl evrimleşir?
Kaynak: Orijinal Haber

