Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya’nın 10 Ağustos’ta yaptığı açıklamayı “şiddetle kınadı” ve “Suriye’nin ayrılmaz bir parçası olan Golan Tepeleri’ndeki İsrail işgalini meşrulaştırma girişimini” “uluslararası hukukun vahim bir ihlali” olarak nitelendirdi. BM Güvenlik Konseyi’nin 497 sayılı kararı ve 1981 tarihli 497 sayılı kararın açıkça reddedildiği vurgulandı.
Söz konusu karar, İsrail’in Golan Tepeleri’ni işgal altına alması ve Suriye’nin güneyindeki egemenliğini hedef alan saldırılarına son vermeyi bekleyen uluslararası toplumun üzerine düşeni yerine getirmesine yönelik çağrıyı yeniden gündeme taşıdı. Türkiye, “Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin muhafazası” için “devam eden desteğini” sözde açıkladı.
Arap ülkeleri de tepki gösterdi. Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan’ın yanı sıra Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi de Kolombiya’nın kararını kınayan açıklamalar yaptı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, “Riyad’ın Kolombiya’nın İsrail egemenliğini tanımasını kınadığını” ve “BM kararlarının, özellikle 1981 tarihli 497 sayılı karara açıkça aykırı” olduğunu belirtti. Bu açıklamada, “işgal altındaki Golan’ın uluslararası hukuka göre işgal altındaki Suriye toprağı olarak kalacağını” vurgulayan bir dil kullanıldı.
Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da aynı şekilde, “Kolombiya’nın İsrail’in Golan Tepeleri üzerindeki egemenliğini tanımasını kınadığını” ve “uluslararası hukuka ve BM kararına aykırı” olduğunu belirtti. “Görünüşe göre, işgal altındaki Golan’ın Suriye topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu” iddiasıyla, “İsrail işgalci güçlerini tüm işgal altındaki Arap topraklarından çekilmeye zorlama sorumluluğunu üstlenmek” çağrısı yaptı.
Ürdün, Lübnan ve Arap Birliği Genel Sekreteri Nebil Fehmi de aynı çerçevede, Kolombiya’nın tanıma kararını “hukuken hiçbir etkisi bulunmadığını” ve “Golan’ın statüsünü belirlemede değer taşımadığını” ifade etti. Fehmi, “topraklar üzerindeki egemenliğin işgalle kazanılamayacağını” vurguladı ve Kolombiya hükümetine “karardan vazgeçmesini” çağrıda bulundu.
Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi de, “Kolombiya’nın işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki İsrail egemenliğini tanımasını şiddetle kınadığını” dile getirdi. Budeyvi, “bu kararın bölgedeki barış ve güvenlik çabalarını olumsuz etkilediğini” belirtti ve “İsrail’in işgalini sonlandırması gerektiğini” vurguladı.
Kolombiya’nın tanıma kararı, 10 Ağustos tarihinde, işgal altındaki Suriye toprağı olan Golan Tepeleri üzerinde “İsrail egemenliğini” tanıdığı bildirilmişti. Bu kararın uluslararası hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, uluslararası toplumu bir kez daha karıştırdığı ve bölgenin barış çabalarını baltaladığı söz konusu.
Bakın, Gerçek şu ki, Kolombiya’nın bu kararı, Golan Tepeleri’nin işgal altındaki Suriye toprakları olduğunu iddia eden 497 sayılı kararın tam tersini savunuyor. Türkiye, Arap ülkeleri ve uluslararası toplum, bu kararın hiçbir hukuki dayama sahip olmadığını, sadece “görsel bir tanıma” olduğunu açıyor. Söz konusu açıklamalar, “İsrail’in işgaline karşı uluslararası hukukun tam direnişini” gösteriyor.
İnanır mısınız? Golan Tepeleri’nin durumu, uluslararası hukukta hâlâ bir tartışma konusu. Bu kararla beraber, Türkiye’nin ve diğer Arap ülkelerinin tepkileri, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirebilir. Şimdi, bu gelişmenin bölgede nasıl yankı bulacağını, kimler sorumluluk alacak?
Kaynak: Orijinal Haber