20 Yıllık Harita Mühendisi Hıdır Bulut, Çürümüş Ata Tohumunu Güzelpınar’da Canlandırdı
Güzelpınar Köyü’nden çiğ, çürümüş ata tohumlarını yeniden canlandıran Hıdır Bulut, 20 yıllık Rusya deneyimini köye döndürerek tarımın altın değerinde bir hikayesini yazdı. Saniyeler içinde toprağa gömülüp, yavaşça kök salan bu tohumların hikayesi, köyün dört bir yanında yankılanıyor.
Hıdır Bulut, Tunceli’nin Nazımiye ilçesine bağlı Güzelpınar’da, 20 yıl boyunca Rusya’da harita mühendisliği yapmış, şimdi ise çocuklarına köy yaşamını yaşatmak için geri döndü. TUNCELİ haberciliğiyle paylaştığı bilgilerde, “20 yıl çalıştım, şimdi burada yeni bir başlangıç yapıyorum” diyerek, köydeki eski ambarın içinde yıllardır bekleyen ata tohumlarını gün yüzüne çıkardı.
Yedi yıl önce, yıllara meydan okuyan eski bir tohumla tanıştı. Ambarın içinde, belki 100 ya da 200 yıllık bir ata tohumları vardı. Glütensiz, GDO’suz, genetiği değiştirilmemiş bu tohumlar, çürümeye yüz tutmuş, kepek gibi, haşere ve bitlerle doluydu. Bulut, “Sadece 37 tanesi filizlendi” diye belirtti ve bu tohumları 7 torba olarak çıkardı. Toprağa serdikten sonra, hemen su verildi, rüzgarın uçurmasını engellemek için üzerine toprak koyuldu.
40 dönümlük araziyi tel örgüyle çevreleyip, beton direklerle korudu. Elazığ’dan gelen özel ekiple tel örgü kuruldu, sulama sistemi ve havuz yapıldı. Arıcılık da yapıldı; mısırın arılar için faydası vurgulandı. Bulut, “Türkiye’nin en bakir bölgesinde, hiçbir fabrikanın, otobanın, hava kirliliğinin olmadığı bir dağın eteğinde üretim yapıyorum” diyerek, bölgenin temiz havanın ve düşük insan etkisinin avantajlarını öne çıkardı.
Eşiyle birlikte şehir hayatını geride bırakıp doğayla iç içe büyütmek istediklerini söyledi. Eşi, Rusya’da kırmızı diploma sahibi bir avukat, “Doğaya ve çocuklarımıza dönmek için bu kararımı destekledi” diyerek, çiftçiliğin önemini vurguladı.
Bu eski ata tohumları, Glütensiz, GDO’suz, genetiği değiştirilmemiş olduğu için, bağırsak sorunları, kanser hastaları, çölyak hastaları ve sağlığına önem veren herkes için çok faydalı bir un oluyor.
Bir köyün, bir insanın, bir tohumun hikayesini izlerken, ne kadar değerli bir mirasın yeniden canlandığını görmek gerçekten şaşırtıcı. Bakalım, bu çaba gelecekte başka köylere nasıl ilham verir, ne yeni tarım şekilleri ortaya çıkarır?
Kaynak: Orijinal Haber

